Delilik Oyunu: Bir Homo Ludens Olarak Hikmet Benol
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2 (2018) s. 202–213
- 2018
- Türkçe
- doi.org/10.32600/huefd.430391
Bu kayıt derginin DergiPark arşivinden aktarılmıştır; özgün sayfası: DergiPark
Özet
Bu çalışma, gerçek ile kurgu arasındaki ilişkiyi Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” adlı metnine atıfta bulunarak eleştirel bir bakış açısı ile ele almaktadır. Makale, yaşam gerçekliğini bir metnin kurgusundan kesin olarak ayıramayacağımız fikrine dikkat çekmektedir. Dolayısıyla, metnin temelinde gerçeklik ve kurgu ayrımının eleştirisi vardır. Johan Huizinga’nın oyun oynayan insan anlamına gelen homo ludens kavramı, bu noktada kritik bir hususa işaret eder. Homo ludens, oyun oynayarak gerçekliği kendi başına yaratan insandır. Gerçekliğin yaratılması, onun (gerçekliğin) özsel olmayan mahiyetini ifade etmektedir. Bu nedenle gerçeklik, aslında kurgudan ayrılamaz olan şeklinde tanımlanabilir. Çalışmanın temel amaçlarından biri, Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar”ının ana karakteri olan Hikmet Benol aracılığıyla gerçeklik-oyun, gerçeklik-anlatı, oyun-ciddiyet, logos-kaos gibi çeşitli ikili karşıtlıkların eleştirisini vermektir. Bilindiği gibi, bu tür ikili karşıtlıklar -Martin Heidegger’in ve Jacques Derrida’nın ifadesiyle- mevcudiyet metafiziğinin unsurlarıdır. Mevcudiyet metafiziği kavramı, Platon’dan bu yana süregelen Batı düşünce geleneğinin bir tür yorumudur. Bu yorum, beraberinde metafizik Batı düşünce geleneğinin eleştirisi fikrini getirmektedir. Çalışmada, bahsi geçen eleştirinin akıl, delilik ve oyun bağlamına odaklanılmıştır. Oğuz Atay’ın romanlarında ve öykülerinde sıklıkla anormal, topluma yabancılaşmış ve yalnızlaşmış karakterlere rastlanmaktadır. Oğuz Atay’dan bahsedilirken ilk akla gelen metin “Tutunamayanlar” olsa da, en tutunamayan, en deli, en aykırı karakteri “Tehlikeli Ouynlar”daki Hikmet Benol’dur. Bu bağlamda, Atay, belirli normlara uymama, logos düzenine karşıt olma ve günlük yaşamdaki normallerden ayrı olma yoluyla oyunu ve deliliği kullanmaktadır. Burada, Hikmet Benol’un yaşadığı temel sorun olarak varoluş/varolma ve bireyselleş(eme)me sorunlarını ortaya koymak suretiyle, ironinin ve alaycı düşüncenin, varlığın, ölümün/intiharın merkezi rolünü tartışmak amaçlanmıştır. Böylece çalışmada, oyunun kurmacalığının önemi ve delilik mefhumunun a/normalliği, eleştirel bir hayat felsefesi gözetilerek tartışılmaktadır.
Özet (İngilizce, çeviri)
Game of Madness: Hikmet Benol as a Homo Ludens
This study takes a critical view of the relationship between truth and narrative with reference to Oğuz Atay’s prose work entitled “Tehlikeli Oyunlar” (Dangerous Games). The paper draws attention on the idea that we cannot separate the reality of life precisely from the fictionality of a text. Thus, the critique of the separation of reality and fiction lies at the basis of the text. Johan Huizinga’s concept of homo ludens which means the human being who plays games implies a critical marker at this point. Homo ludens is a human being who creates reality by playing games. Creation of reality refers to its (reality’s) non-essential character. For this reason, reality can be described as inseparable from fiction. One of the major aims of this work is to critically interpret dual oppositions like reality-game, reality-narrative, game-seriousness, logos-chaos through Hikmet Benol who is the main character of Oğuz Atay’s “Tehlikeli Oyunlar”. It is known, such binary oppositions –in Martin Heidegger’s and Jacques Derrida’s terms- are elements of metaphysics of presence. The notion of metaphysics of presence is a kind of interpretation of the tradition of Western thought that dates back to Plato. This interpretation brings the idea of critique of the metaphysical tradition of Western thought. In this work, the focus is on the logos (mind), madness and game context of this criticism. Oğuz Atay’s novels and stories often contain abnormal and isolated characters who are alienated from the society. Although, “Tutunamayanlar” (The Disconnected) is the work that first comes to mind when Oğuz Atay is mentioned, the most disconnected, the maddest, the most anomalous character is Hikmet Benol of “Tehlikeli Oyunlar”. In this context, Atay uses game and madness through failure to comply with certain norms, contradictions to the logos order, or the sense of being disconnected from the signs of the 'normal' in daily life. By introducing the problem of existence and (dis)individuation as the basic problems experienced by Hikmet Benol, this paper aims to discuss the central role of irony and mockery, existence, death/suicide. In this paper, thus, the importance of the fictionality of the game and the ab/normality of madness is discussed by taking a critical philosophy of life into consideration.
Anahtar sözcükler
Dosyalar
Bu kayıt için yalnız üstveri yayımlanmıştır.
Kaynakça
- Akatlı, F. (2012). Öykücü Oğuz Atay. H. İnci ve E. Türker (haz.), Oğuz Atay İçin Bir Sempozyum içinde (ss. 43-49). İstanbul: İletişim Yayınları.
- And, M. (2012). Oyun ve Bügü: Türk Kültüründe Oyun Kavramı (3. bs.). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
- Atay, O. (2008). Tutunamayanlar (42. bs.). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Atay, O. (2015). Tehlikeli Oyunlar (33. bs.). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Atay, O. (2016). Günlük (22. bs.). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Aygün, A. (2012). Oyunumuzdan Bunalan Homo Ludens Disconnectus Erectus’u Kuramsal Oku-ma-ma Denemesi, H. İnci ve E. Türker (haz.), Oğuz Atay İçin Bir Sempozyum içinde (ss. 139-148). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Berne, E. (1976). Hayat Denen Oyun. S. Sargut (çev.). İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi.
- Çapan, C. (1984). Önsöz, Tehlikeli Oyunlar içinde, (ss. 5-8). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Dede, K. (2016). A Way of Opposition: Turkish Literature and Instrumental Madness. A. Klaumbauer (Ed.), Muses, Mystics, Madness: The Diagnosis and Celebration of Mental Ilness içinde (ss. 79-88). Oxford: Inter-Disciplinary Press.
- Derrida, J. (1982). Margines of Philosophy. Chicago: The Harvester Press.
- Dursun, Y. (2014). Oyunun Ontolojisi. Ankara: Doğu Batı Yayınları.
- Ecevit, Y. (2014). “Ben Buradayım…”: Oğuz Atay’ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası. (6. bs.). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Erasmus, D. (2008). Deliliğe Övgü. H. İlhan (çev.). Ankara: Alter Yayınları.
- Ertuğrul, S. (2012). Kanundışı: Tutunamayanlar. H. İnci ve E. Türker (haz.), Oğuz Atay İçin Bir Sempozyum içinde (ss. 79-88). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Felman, S. (1975). Madness and Philosophy or Literature’s Reason. Graphesis: Perspectives in Literature and Philosophy, Yale French Studies, No.52 : 206-228.
- Fink, E. (2015). Bir Dünya Sembolü Olarak Oyun. N. Aça (çev.). Ankara: Dost Kitabevi Yayınları.
- Foucault, M. (2015). Deliliğin Tarihi (6. bs.). M. A. Kılıçbay (çev.). Ankara: İmge Kitabevi.
- Güneş, S. (2015). Kelimeleriyle Ölümü ve Sonsuzu Kucaklayan Yazar: Oğuz Atay. Kafkaokur, 7, Eylül-Ekim : 2-11.
- Gürbilek, N. (1990). Kemalizmin Delisi Oğuz Atay. Defter Dergisi, 14 : 7-19.
- Huizinga, J. (2015). Homo Ludens: Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme (5. bs.). M. A. Kılıçbay (çev.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
- Lucy, N. (2012). ‘Yapısöküm’. Derrida Sözlüğü içinde (ss. 208-210). Ankara: BilgeSu Yayıncılık.
- Moran, B. (2001). Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 2: Sabahattin Ali’den Yusuf Atılgan’a. (7. bs.). İstanbul: İletişim Yayınları.
- Ramond, C. (2011). ‘Déconstruction (Yapıbozum/Yapısöküm)’, Derrida Sözlüğü içinde (ss. 58-63). İstanbul: Say Yayınları.
- Scull, A. (2016). Uygarlık ve Delilik. N. Elhüseyni (çev.). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
- Vahaploğlu, Z. (2014). Foucault, Derrida ve Erasmus’ta Delilik. Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi.
Bu yayına atıf
APA 7
Livan, H. F. (2018). Delilik Oyunu: Bir Homo Ludens Olarak Hikmet Benol. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 35(2), 202–213. https://doi.org/10.32600/huefd.430391
BibTeX
@article{livan2018delilik,
author = {Livan, Hayrettin Furkan},
title = {{Delilik Oyunu: Bir Homo Ludens Olarak Hikmet Benol}},
journal = {Hacettepe {\"U}niversitesi Edebiyat Fak{\"u}ltesi Dergisi},
volume = {35},
number = {2},
pages = {202--213},
publisher = {Hacettepe {\"U}niversitesi},
year = {2018},
month = {6},
issn = {1301-5737},
doi = {10.32600/huefd.430391},
url = {https://hacettepe.hbtech.com.tr/yayin/delilik-oyunu-bir-homo-ludens-olarak-hikmet-benol},
language = {tr},
keywords = {Creative Arts and Writing},
abstract = {Bu {\c{c}}al{\i}{\c{s}}ma, ger{\c{c}}ek ile kurgu aras{\i}ndaki ili{\c{s}}kiyi O{\u{g}}uz Atay'{\i}n ``Tehlikeli Oyunlar'' adl{\i} metnine at{\i}fta bulunarak ele{\c{s}}tirel bir bak{\i}{\c{s}} a{\c{c}}{\i}s{\i} ile ele almaktad{\i}r. Makale, ya{\c{s}}am ger{\c{c}}ekli{\u{g}}ini bir metnin kurgusundan kesin olarak ay{\i}ramayaca{\u{g}}{\i}m{\i}z fikrine dikkat {\c{c}}ekmektedir. Dolay{\i}s{\i}yla, metnin temelinde ger{\c{c}}eklik ve kurgu ayr{\i}m{\i}n{\i}n ele{\c{s}}tirisi vard{\i}r. Johan Huizinga'n{\i}n oyun oynayan insan anlam{\i}na gelen homo ludens kavram{\i}, bu noktada kritik bir hususa i{\c{s}}aret eder. Homo ludens, oyun oynayarak ger{\c{c}}ekli{\u{g}}i kendi ba{\c{s}}{\i}na yaratan insand{\i}r. Ger{\c{c}}ekli{\u{g}}in yarat{\i}lmas{\i}, onun (ger{\c{c}}ekli{\u{g}}in) {\"o}zsel olmayan mahiyetini ifade etmektedir. Bu nedenle ger{\c{c}}eklik, asl{\i}nda kurgudan ayr{\i}lamaz olan {\c{s}}eklinde tan{\i}mlanabilir. {\c{C}}al{\i}{\c{s}}man{\i}n temel ama{\c{c}}lar{\i}ndan biri, O{\u{g}}uz Atay'{\i}n ``Tehlikeli Oyunlar''{\i}n{\i}n ana karakteri olan Hikmet Benol arac{\i}l{\i}{\u{g}}{\i}yla ger{\c{c}}eklik-oyun, ger{\c{c}}eklik-anlat{\i}, oyun-ciddiyet, logos-kaos gibi {\c{c}}e{\c{s}}itli ikili kar{\c{s}}{\i}tl{\i}klar{\i}n ele{\c{s}}tirisini vermektir. Bilindi{\u{g}}i gibi, bu t{\"u}r ikili kar{\c{s}}{\i}tl{\i}klar -Martin Heidegger'in ve Jacques Derrida'n{\i}n ifadesiyle- mevcudiyet metafizi{\u{g}}inin unsurlar{\i}d{\i}r. Mevcudiyet metafizi{\u{g}}i kavram{\i}, Platon'dan bu yana s{\"u}regelen Bat{\i} d{\"u}{\c{s}}{\"u}nce gelene{\u{g}}inin bir t{\"u}r yorumudur. Bu yorum, beraberinde metafizik Bat{\i} d{\"u}{\c{s}}{\"u}nce gelene{\u{g}}inin ele{\c{s}}tirisi fikrini getirmektedir. {\c{C}}al{\i}{\c{s}}mada, bahsi ge{\c{c}}en ele{\c{s}}tirinin ak{\i}l, delilik ve oyun ba{\u{g}}lam{\i}na odaklan{\i}lm{\i}{\c{s}}t{\i}r. O{\u{g}}uz Atay'{\i}n romanlar{\i}nda ve {\"o}yk{\"u}lerinde s{\i}kl{\i}kla anormal, topluma yabanc{\i}la{\c{s}}m{\i}{\c{s}} ve yaln{\i}zla{\c{s}}m{\i}{\c{s}} karakterlere rastlanmaktad{\i}r. O{\u{g}}uz Atay'dan bahsedilirken ilk akla gelen metin ``Tutunamayanlar'' olsa da, en tutunamayan, en deli, en ayk{\i}r{\i} karakteri ``Tehlikeli Ouynlar''daki Hikmet Benol'dur. Bu ba{\u{g}}lamda, Atay, belirli normlara uymama, logos d{\"u}zenine kar{\c{s}}{\i}t olma ve g{\"u}nl{\"u}k ya{\c{s}}amdaki normallerden ayr{\i} olma yoluyla oyunu ve delili{\u{g}}i kullanmaktad{\i}r. Burada, Hikmet Benol'un ya{\c{s}}ad{\i}{\u{g}}{\i} temel sorun olarak varolu{\c{s}}/varolma ve bireyselle{\c{s}}(eme)me sorunlar{\i}n{\i} ortaya koymak suretiyle, ironinin ve alayc{\i} d{\"u}{\c{s}}{\"u}ncenin, varl{\i}{\u{g}}{\i}n, {\"o}l{\"u}m{\"u}n/intihar{\i}n merkezi rol{\"u}n{\"u} tart{\i}{\c{s}}mak ama{\c{c}}lanm{\i}{\c{s}}t{\i}r. B{\"o}ylece {\c{c}}al{\i}{\c{s}}mada, oyunun kurmacal{\i}{\u{g}}{\i}n{\i}n {\"o}nemi ve delilik mefhumunun a/normalli{\u{g}}i, ele{\c{s}}tirel bir hayat felsefesi g{\"o}zetilerek tart{\i}{\c{s}}{\i}lmaktad{\i}r.},
affiliation = {HACETTEPE {\"U}N{\.I}VERS{\.I}TES{\.I}}
}
RIS
TY - JOUR AU - Livan, Hayrettin Furkan TI - Delilik Oyunu: Bir Homo Ludens Olarak Hikmet Benol T2 - Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi VL - 35 IS - 2 PY - 2018 DA - 2018/06/04/ SP - 202 EP - 213 PB - Hacettepe Üniversitesi SN - 1301-5737 DO - 10.32600/huefd.430391 UR - https://hacettepe.hbtech.com.tr/yayin/delilik-oyunu-bir-homo-ludens-olarak-hikmet-benol AB - Bu çalışma, gerçek ile kurgu arasındaki ilişkiyi Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” adlı metnine atıfta bulunarak eleştirel bir bakış açısı ile ele almaktadır. Makale, yaşam gerçekliğini bir metnin kurgusundan kesin olarak ayıramayacağımız fikrine dikkat çekmektedir. Dolayısıyla, metnin temelinde gerçeklik ve kurgu ayrımının eleştirisi vardır. Johan Huizinga’nın oyun oynayan insan anlamına gelen homo ludens kavramı, bu noktada kritik bir hususa işaret eder. Homo ludens, oyun oynayarak gerçekliği kendi başına yaratan insandır. Gerçekliğin yaratılması, onun (gerçekliğin) özsel olmayan mahiyetini ifade etmektedir. Bu nedenle gerçeklik, aslında kurgudan ayrılamaz olan şeklinde tanımlanabilir. Çalışmanın temel amaçlarından biri, Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar”ının ana karakteri olan Hikmet Benol aracılığıyla gerçeklik-oyun, gerçeklik-anlatı, oyun-ciddiyet, logos-kaos gibi çeşitli ikili karşıtlıkların eleştirisini vermektir. Bilindiği gibi, bu tür ikili karşıtlıklar -Martin Heidegger’in ve Jacques Derrida’nın ifadesiyle- mevcudiyet metafiziğinin unsurlarıdır. Mevcudiyet metafiziği kavramı, Platon’dan bu yana süregelen Batı düşünce geleneğinin bir tür yorumudur. Bu yorum, beraberinde metafizik Batı düşünce geleneğinin eleştirisi fikrini getirmektedir. Çalışmada, bahsi geçen eleştirinin akıl, delilik ve oyun bağlamına odaklanılmıştır. Oğuz Atay’ın romanlarında ve öykülerinde sıklıkla anormal, topluma yabancılaşmış ve yalnızlaşmış karakterlere rastlanmaktadır. Oğuz Atay’dan bahsedilirken ilk akla gelen metin “Tutunamayanlar” olsa da, en tutunamayan, en deli, en aykırı karakteri “Tehlikeli Ouynlar”daki Hikmet Benol’dur. Bu bağlamda, Atay, belirli normlara uymama, logos düzenine karşıt olma ve günlük yaşamdaki normallerden ayrı olma yoluyla oyunu ve deliliği kullanmaktadır. Burada, Hikmet Benol’un yaşadığı temel sorun olarak varoluş/varolma ve bireyselleş(eme)me sorunlarını ortaya koymak suretiyle, ironinin ve alaycı düşüncenin, varlığın, ölümün/intiharın merkezi rolünü tartışmak amaçlanmıştır. Böylece çalışmada, oyunun kurmacalığının önemi ve delilik mefhumunun a/normalliği, eleştirel bir hayat felsefesi gözetilerek tartışılmaktadır. KW - Creative Arts and Writing LA - tr AD - HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ER -